Hac ve Umre Önemli Tavsiyeler

Hac ve Umre, Mekke`yi ve Medine`yi ziyaret etmeye güç yetirebilecek durumdakilerin yapması gereken ibadetlerdir. Bilindiği üzere bizzat kendisinin yerine getirmesi gereken bir ibadeti yapmakla yükümlü olan kişi önce onun nasıl yapılacağını öğrenmek zorundadır. Örneğin kurban kesmekle mükellef olan birinin kurbanı bizzat kendisinin kesmesi zorunlu olmadığından kurban kesme işinin nasıl yapılacağını öğrenmesi de zorunlu değildir. Bilen birine yaptırabilir. Ama namazı bizzat kendisi kılmak, dolayısıyla nasıl kılınacağını da öğrenmek zorundadır. Hac ve umre ibadeti de mali ve bedeni yönden güç yetirenlerin bizzat kendilerinin yerine getirmeleri gereken bir ibadettir. Mali imkanlara sahip oldukları halde bedenen buna güç yetiremeyenler hac için başkalarını yerlerine vekil tayin edebilirler. Ama bedeni mazeretleri olmayanların bu ibadeti bizzat kendilerinin yerine getirmeleri gerekir. Bu durumda hac ve umre ibadetini bizzat yerine getirmeye niyetlenenlerin yola çıkmadan önce bu ibadetlerin ne şekilde yerine getirileceğini, farzlarını, vaciblerini ve sünnetlerini adaplarını ya güvenilir bir kaynaktan ya da ilmine güvenecekleri bir ilim adamından öğrenmeleri gerekir.
 
Ama özellikle Türkiye`den giden hacıların çoğu bunu yapmayarak işi tamamen diyanetin veya kendilerini götürecek firmaların görevlendireceği rehberlere bırakmaktadırlar. Bu yüzden özellikle Türkiye`den giden hacı adayları bu ibadetin yerine getirilişi konusunda önemli yanlışlıklar yapıyorlar. Hatta bazen haccın sıhhatini (geçerliliğini) tehlikeye düşürecek hatalar bile yapılıyor.
 
GENEL TAVSİYELER
 
- Hac ve Umre ibadetini öğrenmek o kadar zor değildir. Ancak çoğumuzun bilmediği, tanımadığı mekanlarda ifa edildiğinden dolayı belki bu konuyla ilgili teorik bilgilerin kavranması zor geliyor olabilir. Ancak öğrenim imkanlarının ve teorik bilgileri görüntülü olarak zihinlere yerleştirmeyi sağlayan araç - gereçlerin bu kadar geliştiği çağımızda artık hac ve umre ibadetini öğretmenin ve öğrenmenin zor olmaması gerekir.
 
- Hac ve Umre görevinin yerine getirilmesi esnasında bu ibadetin kurallarının bilinmemesinden kaynaklanan birtakım yanlışlıklar yapıldığı gibi karşılıklı ilişkiler açısından da önemli yanlışlıkların yapıldığı görülüyor. Birincisinin sebebi hacc ve umre ibadetini yeterince öğrenmemek. İkincisinin sebebi ise ahlak ve adabı muaşeret eğitimindeki yetersizlik. İkinci türden yanlışlıklar her ne kadar haccın ve umrenin sıhhatine zarar vermese de fazilet ve sevabına zarar vermektedir.
 
- Hacı adayı, her şeyden önce hac yolculuğunun, ticari ya da turistik bir seyahat değil, bir ibadet yolculuğu olduğunu, bu yolda atılan her adımın, çekilen her sıkıntının, bir taraftan kendisine sevap kazandırırken diğer taraftan günahlarını eriteceğini hiçbir zaman aklından çıkarmamalıdır. Bütün varlığıyla bu kutsal yolculuğu en iyi şekilde değerlendirmeye yoğunlaşmalıdır.
 
Hac ve Umre çeşitli zorluklarla ve sıkıntılarla yerine getirilen bir ibadettir. Bu yönüyle nefis terbiyesi açısından da önemlidir. Bu yüzden Yüce Allah, bir haksızlık yapılması sebebiyle bile olsa kutsal topraklarda münakaşayı, kavgayı yasaklamış her zaman olgunca davranmayı tavsiye etmiştir. Ancak bu konuda yeterli bilince sahip olmayan adaylar önemli yanlışlıklar yapmaktadırlar.
 
- Yola çıkmadan önce Haccı ve Umreyi genel hatlarıyla öğrenmeli, bütün fiillerinde adabı muaşeret kurallarına riayet etmelisiniz.
 
-Gittiğiniz gibi dönecekseniz, bu yola hiç çıkmayınız, döndüğünüz zaman yine eskisi gibi olacaksanız çıkmak için iyice düşününüz, bir sıfat kazanmak için ise bu yolculuk, niçin gittiğinizi yeniden düşününüz.
 
- Bu yola çıkmak için ruhunuz, aklınız, imanınız ve bedeniniz ile birlikte karar veriniz.
 
- Dünyanın neresinden gelirse gelsin oraya gelenlerin hepsine kardeş gibi bakmalı, kendilerine bir yanlışlıkları hatırlatıldığında bunu bir onur vesilesi yapmayarak verilen bilgi ve yapılan nasihatten yararlanmalıdırlar.
 
- Hac ve Umre bir tür ümmet zirvesidir. Orada ulusal kimlikler değil ümmet kimliği yani Müslüman kimliği geçerlidir. İşte bundan dolayı bütün herkes memleketinde giydiği elbiseyi çıkarıp bembeyaz ihramlara bürünmektedir. Orada, takvadan başka hiçbir üstünlüğün Allah katında değerinin olmadığı yaşanarak gözlenmektedir.
 
- Günah işlemeye, kavga ve dövüş etmeye karşı kendinizi korumalısınız.
 
- Amelleri bozacak veya sevabını azaltacak herhangi bir duruma fırsat vermemek için hac ve umre ibadetinin nasıl yapılacağını öğrenmeye çalışınız.Yolculuk hakkında mutlaka bir şeyler okuyarak, dinleyerek gittiğiniz yer ve yapacağınız işlemler hakkında mutlaka bilgi sahibi olunuz, kuru kuruya gitmeyiniz.
 
- Gücün yettiği ve durumların müsait olduğu müddetçe Resulullah’ın (s.a.v) sünnetini yerine getirmeye çalışınız.
 
- Eşinizle, dostunuzla özellikle komşularınızla helalleşerek, iki rekat sefer namazı kılıp gusül abdesti aldıktan sonra yola çıkınız
 
- Haccetmek için borç almaktan kaçınınız. Çünkü hac, yoluna gücü yetenlere farzdır.
 
- Harameyn halkına karşı iyilik ve yumuşaklıkla davranınız. Sakın onlara sert ve kaba davranmayınız. Çünkü Mekke halkı Allah’ın Evi’nin, Medine halkı da Resulullah’ın (s.a.v) komşusudur.
 
- Eğer yanınızda çok para götürmek istemiyorsanız Türkiye’de ilan edilen banka hesabına para yatırabilir ve dilediğiniz zaman Mekke ve Medine’de Diyanet muhasebelerinden paranızın tamamını veya bir kısmını çekebilirsiniz. Ancak Arafat’a çıkmadan bir hafta önce ve Arafat`tan bir hafta sonra para çekme imkanınızın olmadığını aklınızdan çıkarmayın.
 
- Hac esnasında emanete para yatırma imkanı yoktur. Parası emanette olanlar hac esnasında paralarının tamamını çekmek zorundadırlar. Türkiye’ye geri döndüğünde çekmek yaklaşık üç ay beklemeyi gerektirebilir.
 
- Kafile belli olduğunda bütün görevlilerin telefon ve görev yeri bilgilerini hemen elde etmelidir.
 
- Ziyarette mezheplerden birini taklit etmen gerektiğini bilmelisiniz. Bundan dolayı gücünün yetmediği şeyle uğraşmanıza gerek yoktur. (Allah hiç kimseye gücünün yetmeyeceği şeyi yüklemez.)
 
- İnsanların ne yaptığını takip etmeyi bırakıp kendi amellerine ve ibadetine önem vermelisiniz. Bazı Müslümanların cahilliklerinden dolayı tuhaf ameller yaptığını görürseniz bile bunları sabır ve yumuşaklıkla çözmeye çalışınız. Çünkü böyle davranmak yüce ahlâkın alametlerindendir.
 
- Tavaf, sa’y ve diğer ibadetlerde kalabalıktan ve insanlara eziyet vermekten kaçınmalısınız.
 
- Müslümanların gıybetini yapmayın, ırklar arasında üstünlük taslamayın. Diğer Müslümanları hakir ve hor görmeyin.
 
- Kalabalığın çok olduğu tavaf, sa’y ve Arafat gibi yerlerde erkekler kadınlara dokunma ve sürtünmekten kaçınmalıdır.
 
- Bazı ibadetlerin sebebini kendine veya başkasına sormamalısınız. Kendinizi Allah’a teslim etmeye çalışın.
 
- Otellere ulaştığınızda önce namaz vaktini ve mescidin yolunu sorunuz, onlarca kişi ile bir anda asansörlere yığılma yaparak, onlarca kişi ile birlikte merdivenlere doluşarak yerleşmeye çalışmayınız daha çok yıpranır daha ilk günden kazanacaklarınız sevapları ya da bütün hayırları toplayıp yurdunuza tertemiz gideceğiniz son günde kazandığınız sevapları kaybetme tehlikesine düşmeyiniz.
 
- Kaybolma ihtimaline karşı buluşma noktası belirlenmelidir.
 
- Temettü haccı dışında hacca niyet edecek olanlar uçağa binmeden biraraya toplanıp niyet edilir. Temettü haccı yapanların uçakta yapılması daha uygun olur. Bir aksilik olursa ihsar durumu gerçekleşir. Meşakkatlidir.
 
- Mekke’ye gidecek hacıların hangi hacca niyet edeceğini hacılar havaalanına gelmeden önce belirlemelidir. Mekke’ye gidiliyorsa uçakta niyet edilmelidir.
 
- İhram adabına riayet eedip, avret yerlerini örtmeye özen gösteriniz.
 
Kısaca, bir ibadet seyahati olan hac yolculuğunun kendine has sıkıntıları vardır. Bu itibarla sabırlı olmalı, kalp kırmamaya, kimseyi incitmemeye çalışmalı, vicdanını rahatsız edecek tavır ve hareketlerden uzak durmalıdır. Her an bir grup ve kafile içinde olduğunu unutmayarak beşeri münasebet, adap ve görgü kurallarına riayet etmelidir.
 
YOLCULUĞA AİT TAVSİYELER
 
- Kaydınızı yaptırdıktan sonra her gün yürüme alıştırmaları yapın. İlk gün 500 metre olarak başlayın. Bu alıştırmalara her gün ilaveler yaparak günde 5 kilometreye kadar çıkartın. Çünkü yürümek zorunda kalacağınız günler daha çok olacaktır. Hafif yokuşlu yollarda bunu yaparsanız daha iyi olur.
 
- Menenjit aşısı mutlaka olunuz! Yoksa sonu ölüme kadar giden rahatsızlıkla uğraşabilirsiniz! Menenjit aşısını sadece Müftülüğün bildirdiği yerde vurulacaktır. Menenjit aşı kartını yanınızda Cidde havaalanından geçinceye kadar muhafaza etmelisiniz.
 
- Hem kendinizi hem de eşyanızı başkalarına yük etmemek için az eşya alınız, gidiş ve dönüşteki yük hakkınız bütün havayollarında 30 kg.dır unutmayınız.Gümrük kontrollerinde, başkalarına ait eşyalar sahiplenilmemelidir.
 
- Eşyaların üzerine kime ait olduğunu gösteren etiket yapıştırılmalıdır. Valizler aynı model olduğu için uzaktan fark edilebilecek büyük bir işaret yapıştırılarak belirlenmelidir.Eşyalar otobüse verilirken ya da otobüsten indirilirken herkes kendisine ait olan eşyayı vermeli veya indirmelidir. Ayrıca eşyaların otobüse verilip verilmediğine dikkat edilmelidir.
 
- Havalimanlarında görevli Başkanlık personelinin uyarı ve talimatları dikkate alınmalıdır. Bagajlar bizzat sahipleri tarafından ilgililere teslim edilmeli ve alınacak bagaj fişleri korunmalıdır.
 
- İçinde ne olduğu bilinmeyen başkasına ait bir eşya Suudi Arabistan`a götürülmek üzere kabul edilmemelidir.
 
- Havaalanında belirlenen saatten 1 saat önce bulunmaya dikkat edin.
 
- Pasaportlar ve kimlikler havaalanına gitmeden önce hazırlanmalıdır.
 
- Havaalanında pasaport, kimlik ve uçak biletleriyle ilgili işlemler yapılacaktır.
 
- Herkesin pasaportu kendisinde olmalı ve herkes kendisine verilen kart ve pasaportu kontrol etmelidir.
 
- Hacılardan uçakta iken uçak biletleri toplanacaktır.
 
- Bilet toplarken hacılar pasaportunu kontrol etmeli ve eşinin de olsa pasaport herkesin kendi elinde olmalıdır.
 
- Cidde havaalanında kadın ve erkeklerin ayrı bölümlerde toplanacakları ve eşyalarını alıncaya kadar buluşamayacaklarını bilmeleri gerekir.
 
- Uçağa binerken, Cidde ya da Medine Havalimanlarında giriş işlemleri yapılırken pasaportun hacı adayının elinde olması gerekir. Bu durumda hacı adayı pasaportunu itina ile muhafaza etmeli, onu istendiğinde kolayca çıkarabilmesi için kendisine verilen pasaport çantasına koymalıdır. Aynı durum ülkeye dönerken de söz konusudur.
 
- Uçaklarda, otobüslerde, otellerde size ait bir yer mutlaka vardır, öncelik kazanmak için acele edip etrafınızı rahatsız ederek kul hakkına girmeyiniz, unutmayınız ki o uçak ya da otobüs sizi almadan kesinlikle hareket etmeyecektir.
 
- Otobüslere binerken, otele geldiğinizde oda anahtarını alırken, uçaklara binerken ve inerken acele etmeyiniz, kargaşaya sebep olmayınız, yorgunluğunuzu artırıcı filler işlemeyiniz, sabırlı ve itidalli davranırsanız daha çabuk sürede emelinize ulaşırsınız, aynı anda sizin gibi onlarca kişiye yardımcı olmaya çalışan görevlilere çok sabırlı olarak yardımcı olunuz ki, sizin işiniz daha çabuk bitsin.
 
TAVAF`A AİT TAVSİYELER
 
- Tavafın Mescid-i Haram’ı selamlama olduğunu bilmelisiniz. Tavaf, Allah Teala’nın eda edilişi esnasında konuşmayı mubah kıldığı bir namazdır. Bundan dolayı küçük ve büyük pisliklerden temiz olmak ve avret yerinin kapalı olması gerekir.
 
- Kabe`yi görür görmez dua etmelisiniz.O sırada yapılan dualar kabul edilir. Dualar arapça yada türkçe yapılabilir. Önemli olan dua ederken ne söylendiğinin bilinmesidir.Allah sizi hangi dilde dua ederseniz edin anlar. Hatta hiç konuşmasanız, dua etmeseniz dahi kalbinizden geçeni bilir. Allah ile kul arasına dil giremez. Çünkü sevginin, yakarışın dili olmaz.
 
- Fazla beklemek kalabalığa neden olacağından Hacer-i Esved’i selamlarken çok beklememelisiniz.
 
- Hacer-i Esved’i öpmek için sıkışıklık ve izdiham oluşturmamalı. Çünkü Hacer-i Esved’i öpmek sünnet, kendine ve başkalarına eziyet vermemek ise vaciptir. Vacibin uygulanması sünnetten daha evladır. Allah en iyi bilendir.
 
- Hacının tavaf esnasında huşu içinde olması ve kalbinin de başka şeyler ile meşgul olmaması müstehaptır.
 
- Tavafta şavtları peşpeşe yapmak müekked sünnettir.
 
- Tavaf esnasında parmakları kütletmak ve birbirine geçirmekten sakınınız. Aynı zamanda yemek, içmek, dua ve zikir dışında konuşmak da mekruhtur.
 
- Küçük veya büyük abdesti sıkışmış halde tavaf yapmak mekruhtur.
 
- Tavafın, Hatim’in içinden değil dışından yapılması gerekir. Eğer tavaf, Hatim’in içinden yapılırsa Kabe’nin bir kısmı tavaf edilmiş olur ve o şavt geçersiz sayılır.
 
- Tavaf esnasında sesinizi yükseltmeyiniz. Çünkü yüksek ses tavaf edenleri rahatsız edebilir.
 
- Bütün şavtlarda remel yapmayınız. Çünkü sünnet olan tavafın ilk üç şavtında remel yapmak olup diğer şavtlarda normal şekilde yürünür.
 
- Remelin, ilk üç şavtta, ızdıbanın ise bütün şavtlarda yapılması sünnettir.
 
- Kadınların tavaf anında remel yapmaları ve sa’y anında hervele yapmaları sünnet değildir.
 
- Namaz kılarken ızdıba yapmayınız.
 
- Makam-ı İbrahim’e ve Kabe’nin duvarlarına elinizi yüzünüzü sürüp öpmeyiniz. Bu, sünnete aykırı olan bir bidattir. Allah her şeyin en doğrusunu bilir.
 
- Eğer çok kalabalık ise tavaftan sonra Makam-ı İbrahim’in arkasında namaz kılmak için ısrar etmeyiniz. Harem-i Şerif’in herhangi bir yerinde de kılmanız caizdir.
 
- Kadınların ihramdan çıkarken (saçlarını kısaltırken) saçlarını erkeklere göstermemeleri gerekir.
 
ARAFAT`A AİT TAVSİYELER
 
- Arafat’a giderken telbiyeyi sesli olarak getiriniz.
 
- Arefe günü tembellik, uyuşukluk ve vakti boşa geçirmekten kaçınınız. Kendinizi dua ve zikirle meşgul ediniz. Çünkü Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: (Duaların en hayırlısı Arafe günü yapılan duadır)
 
- Dua yaparken mümkün mertebe Kabe’ye yöneliniz.
 
- Arafat sınırları içinde kalmaya dikkat ediniz. Eğer unutarak Müzdelife`ye gitmiş ve geri dönüp vakfe yapmamışsanız haccınız fasid olur.
 
- Müzdelife`de vakfe ve gecelemeyi terk etmeyiniz. Malik ve Şafii`ye göre böyle kimseye kurban gerekir. İbn Huzeyme ve alimlerden bazılarına göre haccı batıl olur.
 
- Nemire Mescidi’nin %75’i Arafat sınırları içinde %25’i ise Arafat sınırları dışındadır. Hacının buna dikkat etmesi gerekir. Çünkü Arafat sınırları dışında vakfe yapmak hac ibadetinin iptal olmasına neden olur.
 
- Kalabalığa ve insanlara eziyete neden olacağından vakfeyi Rahmet tepesinde yapmaktan kaçınınız.
 
- Arafat’tan güneş battıktan sonra ayrılmaya dikkat ediniz. Böylece gece ve gündüz kalmış olursunuz. Eğer güneş batmadan ayrılırsanız kurban kesmeniz gerekir.
 
- Allah’ın, günahlarınızı affetmeyeceğine dair sui zanda bulunmayınız. Eğer böyle yaparsanız ilk günahı işlemiş olursunuz.
 
MİNA`YA AİT TAVSİYELER
 
- Taşların Cemrelere vurması gerekir. Taşlar, gelişigüzel atılmamalıdır.
 
- Taşların hepsinin bir defada atılmaması gerekir. Hepsi bir defada atıldığı zaman yedi atış değil bir atış sayılır.
 
- Cemreleri taşlarken tersten başlamayıp küçük, orta ve büyük sırasını takip ediniz.
 
- Atılan taş adedinde şüphe olmaksızın kasıtlı olarak az veya fazla atmayınız.
 
- Küçük ve orta cemreyi taşladıktan sonra dua etmeyi ihmal etmeyiniz. Bu durum sünnete aykırıdır ve büyük bir hayrı kaçırmış olursunuz.
 
- Büyük (Akabe) cemreden sonra dua yapmayınız. Çünkü bu sünnete aykırıdır.
 
MEDİNE`YE AİT TAVSİYELER
 
- Peygamber’in (s.a.v) sünnetine tam olarak uyunuz ve vakarlı hareket ediniz.
 
- Eğer birisi Peygamber’e (s.a.v) selam göndermiş ise, falan şeyhin, hacının, mühendisin veya doktorun gibi lakaplar kullanılmayıp sadece ismini zikrederek selamını iletiniz. Çünkü Resulullah’ın (s.a.v) karşısında herhangi bir rütbe yoktur.
 
- Namazları mübarek Ravda’da kılmaya önem veriniz (Çünkü orası Cennet bahçelerinden bir bahçedir).
 
- Kabirlerin duvarlarına el-yüz sürmeyiniz ve öpmeyiniz.
 
- Medine’de sakin, vakarlı ve edepli olarak hareket ediniz (Çünkü sen Peygamber’in (s.a.v) ve ashabının ayak bastığı yerlerde yürümektesin).
 
- Gülmeyiniz ve yüksek sesle konuşmayınız. Çünkü Resulullah’ın (s.a.v) yanında yüksek sesle konuşmak hayırlı amelleri boşa çıkartır.
 
- Sigara içmeyiniz. Eğer sigara içiyorsanız bu mukaddes topraklarda ondan vazgeçiniz. Çünkü sigara içmek, özellikle de Resulullah’ın (s.a.v) kentinde içilmesi günahtır. Aynı zamanda Resulullah’a (s.a.v) karşı yapılan bir terbiyesizlik sayılır.

Güzel Sözler


Bir adamın aklının derecesini soru sormasından anlarım.|Hz. Ömer|